Daha çok küçücüksün
Yeni bir hayat var önünde..........

25 Aralık 2010

ANNE

Dünyada karşılık beklemeden börek yapan tek insandır .
Karşılıksız sevginin ete k...emiğe bürünmüş halidir !
Ne kadar üzsen de
10 dakka sonra seni affeden zarif bir türdür,
yağlı bile olsa tiksinmeden saçını okşayan,
kucağına yatıran,
öpüp koklayan tek varlıktır,
meleğin süt verebilenidir.
Yarasın diye
muhallebinin içine ciğer katarak
çocuğuna yediren manyaklık derecesinde yaratıcıdır.
Yemek yemeyen çocuğun dikkatini çekmek için
elindeki tencere ve tavalarla maymunluk yapabilen kişidir.
Kafayı çocuklarıyla bozmuş,
göbek bağı kopsa da yürek bağı asla kopmayan,
sevgi dolu fedakar insan dişisidir.
Bulaşık,ütü, vb yaparken bile
otomatik olarak çene çalan,
kendi kendine konuşan,
anne ne diyon dediğinizde
'sen kendi işine bak,
bi de senle uğraşmayayım şeklinde asortik cevaplar verendir,
"Yemek uzmanı, düzen insanı,
bilgili, kültürlü - her şeyi bilen şahsiyettir.
Yavrularını yol tarafından değil,
kaldırım tarafından yürütendir.
Dizi dizi incidir
lakin gerektiğinde laf sokma dalında da birincidir.
Sevgiliden ayrılma haberi verildiğinde,
"amaaan ben sana daha güzelini bulurum"
diyebilen komik bir karakterdir,
''Oğlum/kızım aradım yoktun.
Ben de mesaj atayım dedim sana.
Gelince ara beni emi aslan evladım.
Kara börülcem benim öptüm annen''
şeklinde mesajlar atabilen tedirgin insandır.
ama...ama
dünyanın en güzel kucağına sahip,
en güzel kokan,harikulade bir varlıktır.
Olmadık yerlerde
"iyi ki doğurmuşum ulen seni!" diyen
ve benim hatırıma
benimle freddy mercury dinleyen bir sabır ağacıdır.
Evlatlarını asla ayırmayan,
aynı zamanda birbirinden koruyan güç abidesidir.
Evde biryere uzandığınız an
orada temizlik yapacağı tutan,
temizlik konusunda kayışı kopardığından
temizlikçi gelecek diye evi temizleyen
balans ayarı kaçmış temizlik kaynağıdır,
Mutfakta yaşayan,
evde herkesi idare eden bi tür canlıdır,
İyiliğin,
merhametin,
acaaip bir şefkatin,
sadakatin,
sevginin güçlerini birleştirdiği sonsuz kişidir !!
Oğlunun damat - kızının gelin olduğunu görünce,
çocuğu mezun olunca,
çocuğu gol atınca,
çocuğu hasta olunca,
çocuğu askere gidince,
asmalı kabağı seyredince,
dolar yükselince
velhasıl buna benzer bissürrü şeye ağlayabilen,
bu yazıyı okurken duygulanıp - gözleri dolabilen,
ağlamaya meyilli bir yapısı olan duygu pınarıdır.


son kiiii üç dört;
uzakta dursa da yakın hissedilen,
canı hep istenen,
asla vazgeçilmeyen,
dizinin dibinde olmak istenen,
evlatların varlığını varlığına armağan edebileceği,
ıslak - kuru ama heeeep duygulu
en önemlisi; sağı solu oynamayan tek kadın.

                                                                          ALINTIDIR

13 Aralık 2010

ÇOCUĞUZ DEDİK YA....ELİMİZ KOLUMUZ BAĞLIMI OTURALIM YANİ???

Kız çocukları sakin olur derler ya.Sanki beni tarif etmişler.Şöööyle geriye çocukluğuma döndümde ne kadaaarrrr sakin sessiz ve uslu olduğumu hatırladım.Eminim herkez benim gibi bir çocuğu olması için kuyruğa girerdi.Haaa sakın anneme sormayın beni öve öve bitiremez.Hatta anlatırken gülmekle ağlamak arası bir yüz ifadesi takınıyoki görmeyin gitsin.Benden size tavsiye sakın ama sakın anneme küçük selda'yı anlat bakalımmm demeyin.
:))
Amanda aman ne kadar usluymuşum ben hele bi bakın...
Annemin özenerek aldığı kumaşı eski, ayaklı dikiş makinasıyla fare tıkırtılarına benzeyen sesler çıkararak binbir zahnmetle diktiği eteğimi giyerken bendeki sevinci görmeliydiniz.Artıkın bu gece yatarken bile çıkarmam üstümden diye düşündüğüm eteğimle hava atmaya çıkınca dışarı olanlar olduuuu.Erkek müsvettesi arkadaşlarım  zeytin ağaçlarının dallarında maymun misali yaylanırken ben nasıl olurda geride kalırdım.Bu bir faciaaa...Haydi selda göster kendini sende yapabilirsin bunu hooppp evet evet uçuyorum uçuyorum veeee ağacın altta kalan dalına asılı kalıyorum.Olamazzzzzzz...Etek yavaş yavaş daldan aşağı ikiye bölünüp parçalanırken ben uçuşa değil inişe geçiyorum veee havada olmam gerekirken yerdeyim.Yeni eteğimin yırtıldığınamı ağlayayım yoksa ayağımdaki kocaman sıyrığamı yada annemim (ki beni hiç dövmezdi
)pavarottiyi andıran sesiyle bana okuycağı operayamı???Sizce hangisi daha az canımı acıtır???
Yettimi??? YETMEDİİİ...
Annem bana hep derdiki kızım sakın salıncakta ayakta sallanma.Ama kim dinlerrr.Hem o zamanlar şimdiki gibi öyle plastikten arkası önü korumalı salıncaklar yoktuki.Bildiğiniz demirden önü arkası açık salıncaklar boy gösterirdi çocuk bahçelerinde.Baktım etrafıma babam yok ortalarda annemse kardeşimi kaydırmakla meşgul.Fırsat bu fırsat dedim çıktım salıncağın tepesine.Ayaktayım ve elimi uzatsam gökyüzüne değicem.Öyle bir ruh hali içindeyim yani....En son duyduğumsa annemim ey kafanı ey kafanı nidaları.En son hissettiğimse başımda tarifsiz bir acı.Salıncaktan düşmekle kalmamış birde bana doğru gelen salıncağa bakmak için başımı kaldırmıştımki keskin demir kafamın tepesini kaldırıp geçmişti.Ağlasam olmazzz ağlamasam olmazzz.Aslında

6 Aralık 2010

ALIŞVERİŞMİ???ÖNCE DÜŞÜNMEK LAZIM....

Ne???? erkekler alışverişten nefretmi eder????
Bide benim fınduk kurduma bakın.Alışveriş yaparken ne kadar zevk alıyor.Hele birde kendini ilgilendiriyorsa demeyin keyfine.Çocuklar büyüdükçe dertleri artar derdi bir büyüğüm vallahide doğru söylemiş.Küçük beye artık kıyafet giydirmek bile sorun.Mesela geçenlerde aldığız ayakkabının bir tanesini giydirmek için 2-3 hafta kadar uğraştık desek abartmış olmama sanırım.Şahsen kendileri bilinmeyen bir sebepten dolayı bir türlü giymek istemedi.Oysa kendisi beğenip almıştı hemde binbir nazla.......






Neyse ayakkabılarını kendi seçer gibi görünsede çaktırmadan kendi istediklerimizi aldık.Yoksa önüne geçilecek gibi değil .
Alışveriş merkezine girdiğimiz anda uğurböcüğümün ilk dikkatini çeken nedense hep kendi ilgi alanlarının olduğu mağazalar.
Haaaa unutmadan bide mağazaya girdikmi başlıyoruz kıyafetlere saldırmaya elinden uçanla kaçan kurtulur misali hangi birini elinden alacağımı şaşırıyorum.Birde üzerine koyup denemeye kalkmazmı!!!


Bizimkinin alışverişte dikkatine çeken en önemli şey manken abileri ablaları.Onları gördümü başlıyor bülbül gibi şakımaya.Önce çok zevk alıyor ama sonra det diyor düt diyor manken ablaları abileri cevap vermeyince başlıyor yavaştan sinirlenmeye.Sonra ver yansın ediyor bağıra bağıra,basıyor tekmeyi vitrine ama yine tık yok.çekip gidiyor 'eeee sizde kimsiniz' der misali...






Umarım ilerleyen zamanlarda fındık kurdu artık kendisi alışverişini yapabilir.Çünkü ele avuca sığmaz oldu.Alışverişmi??? Hımmmm düşünmek lazım fındık kurduyla hiçte kolay olmuyor....

3 Aralık 2010

YENİ BİR HAYAT DEĞİL YENİ BİR İŞ LAZIMM...

Neden hayat bu kadar zor ve çekilmez diye sormak istesemde kendime aslında cevabını biliyorum.
Zor olan hayat değil severek yapmadığım bir işimin olması beni her bakımdan zora sokuyorda ondan.Nerdeyse günümün yarıdan fazlası işte geçiyor.Şöyle bir düşündümde, 12 saat işte 7 saat uykuda geçen ömrümde sadece 5 saatimi evime kendime eşime ve çocuğuma ayırabiliyorum demek isterdim ama bunuda neredeyse 40 dk kadarı gidiş geliş yolda geçiyor.Yani hayatımda sadece 4 saati severek isteyerek yaşıyorum.İnsanın işi hayata bakış tarzını bile etkiliyor.Geceleri sabah olmasın diye yatmak istememek,

21 Kasım 2010

ADAMS AİLESİ-2

Komik bir aile.
Kimisi ekmek içi yemez 'yumuşak diye'`kimisi acısız sofraya oturmaz'yemeğin tadı yok diye.Bir diğeri ise et yemeklerinden vazgeçemez 'hiçbir yemek bu kadar lezzetli değil diye'.
Komik bir aile bunlarınki.Adams Ailesi ni aratmayacak cinsten.

POZA BAK POZA

Buda bizim bayram pozumuz abilerim ablalarım...
Nasılım???

Akşamdan gömleğimle pantolonumu ütülemiştim.Sabah kalkar kalmazda saçlarımı limonla bir güzeelll ovdum.İşlem tamamdır.
Kahretsin yine çok yakışılıyım....!!





Gerçi arkamdaki fon pek içaçıcı değil ama idare edin işte...Elimizde bunlar var.

29 Ekim 2010

HAYDEEEE!!!! SİPARİŞLERİNİZ ALINIR.....

  Bizimki yine iş başında.Yaşı dolayısıylamı nedir ne görse yapmaya kalkıyor fındık kurdum.Şimdide örgüye geldi sıra.Sanırım babannesinin kazaklarının bir tarafını fındıkkurdum bitirecek.Belkide ilerde pazarlamaya başlarız bir tükkan bir tükkaaann derken mağazalar zinciri falan oluştururuz.Ay ne çalışkan oğluşum var beee.
İlerde markalaşmaya kadar gidebiliriz.Heyyy örgü kazaklar, süeterler,yelekler,ceketler örülürrr.Siparişler alınır.
Haydi ama siparişlerinizi bekliyorum...

   Bu arada gözlerde fazla seçmiyor.İllaki gözlük lazım.Gözlüksüz olmazzzz.....tersmi yüzmü örmüş göremiyor bizimki.
Bakalım ne zaman vazgeçeceğiz örgü örmekten.Sanırım yeni bir uğraş bulmalıyım uğurböcüğüme....

28 Ekim 2010

YALANCI BAHAR

Yine sonbahar
Yine yapraklar döküldü
Yine şehirde bir hüzün var
Yine yağmur sokakları yağmalıyor
 Ve ben yine o şarkıyı dinliyorum....
http://www.dailymotion.com/video/x4j9ms_askin-nur-yengi-yalanci-bahar_music

27 Ekim 2010

GÖZÜNÜZ YOLLARDAMI KALDIII...?

                                                           Ahanda işte geldimmmm.
   On gündür yoktum.Beni özlediğinizi biliyorummmmm.Yoktum ama neden yoktum?Çünkü başıma pişmiş değil pişmemiş tavuğun başına bilem gelmiycek bişey geldi.Elaleme araba çarpar, başına üst katlardan saksı düşer,ayağı takılır yola kapaklanır.Peki ya ben??Bende banyoda o çok özendiğim buzpatenciler gibi kaydım, düştüm,bayıldım,ayıldım -ki bayıldığım sırada kafamın etrafında binlerceee sarı kuş uçuşuyordu-.O da ne buz patenciler kayar hepsindede sonunda masum güzel suratlar olur ve ödül alırlar.bende kaydım veeee mor bir göz birkaç kutu ilaç ve krem sahibi oldum.Haaaaa bide

15 Ekim 2010

BAZEN

  Bazen insan istesede gülemiyor ama bazende 2 saniyeliksürede bile çılgın kahkahalar atabiliyor.
  Biraz önce benim yaptığım gibi ister istemez olur olmaz şeylere nedensizce şen kahkahalarla çınlatabiliyorsunuz etrafınızı.
  Keşke herkez gülebilse, keşke herkez kahkahalar atabilse ve keşke herkez o somurtkan yüzünü gizleyebilse...
  Kimbilir belki hayat dahada güzel dahada kolay olur ???
  HAKSIZMIYIM???
  Sizler karar verin!!!!

13 Ekim 2010

YAZDAN ESİNTİLER

   Güzelim yaz günleride geldiii geçti.Bu sene pek sefasını süremesekte özlüyorum yaz gecelerindeki sıcak esintiyi.
Sonbahar kapıda demekte yanlış olur çokttaaaan içeri girdi bile.Havada kasvet var,yağmur damlaları toprağa düşmeye başladı,çöpçülerse sokaklarda çöpten çok yaprak toplamakla meşguller...
   Sonbaharında ayrı bir güzelliği var.İlkbahara girerken kendimi ne kadar aktif dinç heyecanlı hissediyorsam

7 Ekim 2010

KİTAP SEVGİSİMİ? HIRSIZMI?

 Çabuk olmalıyım, elimi çabuk tutmalıyım.Közlediğim biberleri soyup dondurucuya atmalıyım ve hemen yatmalıyım sabah iş var ve ben çok yorgunummmm, diyorımda demekle olmuyor.Yiğit yine bu gece uyumak yerine oynamayı tercih ediyor.Ne yapsam ne etsemde bizim küçük keçiyi uyutabilsem diye kara kara düşünürken babası ben uyuturum diye bir fikir atınca bende hoplaya zıplaya kabul ettim....hatta taklalar attım diyebilirim.
   Çarçabuk işimi tamamladım dişlerimi fırçalamak için banyoya girdimki garip sesler gelmeye başladı.Tak tuk tak tuk donggg.Arka teras açık olduğu için korkmaya başladım.Gecenin sessizliğ içinde bu ses bombardımanıda ne diye düşünürken yavaşça merdivenlerden sürünerek üst kata çıkıyordum dersem yalan olmaz.Çünkü ses çıkarmamaya dikkat ediyordum.
   Merdivenin son basamağında

6 Ekim 2010

BUGÜN BEN BİRAZ...

Bugün ben biraz keyif yapmak istiyorum....
Bugün ben biraz ayaklarımı uzatıp rengarenk kapaklı kitaplar okumak istiyorum...
Bugün ben biraz yataktan kalkmadan saatlerce uzanmak istiyorum...
Bugün ben biraz oğlumla vakit geçirip onunla sinemaya tiyatroya yada kağıt kokan kitaplarla kaplı rafları dolu eflatun sokaktaki kitapçıya gidip gezinmek istiyorum...
Bugün ben biraz o masmavi derin sularda balıklar gibi soluyarak boğuşmak istiyorum...
Bugün ben biraz yer minderine oturup nescafemi yudumlarken babiessadlı filmi izlemek istiyorum...
Bugün ben biraz saçlarımı dağıtıp pijamalarımla perişan bir şekilde yemek yapmak istiyorum...
Bugün ben biraz yağmur yağmasını ve gökyüzünde oluşacak gökkuşağını koltuktan ayaklarımı sarkıtarak izlemek istiyorum...
Bugün ben biraz kışlık erzak depomu hazırlarken hiç acele etmeden sakince işimi yapmak istiyorum...
Bugün ben biraz kablosu olmayan kocamaaan

30 Eylül 2010

İMDAT T T T ....

    Yaramazlıkmı???Oda ne......
     Demek isterdim
     Gün geçtikçe dahada büyüyor dahada yaramazlaşıyor.
     Aradabir  saçlarım dimdik olsada yinede gülüp geçiyorum.Çünkü oğlum yaramazlık yapsada hep şeker gibi tatlı oluyor.
    Bazen çekmecelerin içinde sürünsede,bazen yoğurt ve çorbayı birbirine karıştırıp yüzünü sıvasada,bazen tuz

16 Eylül 2010

OĞLUMA.......... Herşey seninle güzel

zerrin özer - her Şey seninle güzel | izlesene.com

UĞURBÖCÜĞÜMLE DAVULCUSU...

  Ramazan ve davulcular birbirinden ayrılmayan ikili olarak anılırlar.Her sene geleneksel olarak çalınan davullar bu senede evimize misafir oldular.Gerçi günümüzde davul yerine artık saatlerimizin alarmlarını kullansakta bizi yanlız bırakmayan davulcular bu sene oğlumun rüyasına kadar teşrif ettiler.NASILMI??

26 Ağustos 2010

NOSTALJİ...................CRAZY GİRLS

Bazen uzaklardan gelen eski bir şarkı,bazende yağmur damlalarının pencereye vurarken çıkardığı melodi yada yolda yürürken arkanızdan duyduğunuz bir ses

21 Ağustos 2010

ESKİ OYUNLAR YENİ OYUNCAKLAR....

    Benim çocukluğumda saklambaç oynardık ip atlardık yakantop oynardık yada buna benzer şeyler.
    Şimdiki çocuklar ise çok farklı.Bir sürü oyuncakları olmasına rağmen pek fazla oynamasını sevmedikleri gibi çok çabukta sıkılıyorlar.Ah eski oyunlar...
     Benim fındık kurduna aldığımız arabalar,öten halılar,logolar,şekilli yapbozlarki şimdilerde adı pazıl hiç etkilemiyor bile.Oynama süresi en fazla 15 dk.Sonramı?

10 Ağustos 2010

GATTINMI? GATTIM GATTIM....

  İsmi mevzu bahis değil ama çook sevdiğim bir arkadaşım var hayatıma renk katan.Ama ne renk ne renk.Onun sayesinde çoğu zaman güzel türkçemin güzel kelimelerini çok rahat katledebiliyoruz.Ama sayesinde gülmüyorda değiliz.Sağolsun en olmadık zamanlarda havadan sallama kelimelerle beni güldürmeyi başarıyor.Gerçi çoğu zaman hepimiz böyle değilmiyiz???
  •   selda bende saçlarımı senin gibi kestirmek istiyorum 
  • nasıl yani .....?
  • seninki gibi canım önünde katkül olsun.
  • ahahahahaa kendimi tutamadım ve güldüm katkül değil oooooooo kahküllllll
Aramızdaki diğer bir dialoğa bakarmısınız:
  •  çayıma şeker koydunmu ....
  • gattım gattım şeker hemde 2 tane
  • gattınmııı tamam o zaman gerçi ben 3 şekerli içiyorum ama.....
Aslında türkçedeki kelimelerin bu kadar değişime uğramasına karşıyım desemde etrafıma baktığımda bu tarz konuşmaların sayıca oldukça fazla olduğunu görüyorum.Sanırım yıllar geçsede türk dil kurumunun kelimelerini katletmeye devam edicez....
  

7 Ağustos 2010

ÇİTOZ, PANÇOZMU? MUHALLEBİ,ÇORBAMI?

  Son zamanlarda en büyük sorunumuz yemek.Ne yapmalı nasıl yapmalı yiği'i tıkabasa doldurmalı.Nasıl yedirmeli neler vermeli bilemedim.Sanırım pek çok çocuğun problemide bu.İnternete girdim, kitapları okudum hepsinde aynı şey.Zorlamayın....
   Zorlamayındaaaa

24 Temmuz 2010

BABA.........OĞUL

Baba ve oğul yanyana geldilermi keyiflerine diyecek yok.





Onların beraber vakit geçirmeleri beni çok mutlu ediyor.İlerde belki

23 Temmuz 2010

22 Temmuz 2010

AKDENİZ AKŞAMLARI






AKDENİZ AKŞAMLARI BİR BAŞKA OLUYOR...
HELE BİRDE AYLARDAN TEMMUZ İSE BAMBAŞKA.... demiş ya haluk levent doğru söylemiş.

23 Haziran 2010

.........HEYYY YOLCU KALMASIN AŞAĞIDA ANTALYA OTOBÜSÜ KALKIYORRR'''....

Oh bee sonunda hava güzelleşti güneş gökyüzünde pırıl pırıl parlıyor bu aradada etraf kavruluyor.Sonunda deniz yüzü görmenin zamanı geldi de geçiyor bile diye düşünürkennn

15 Haziran 2010

.....ADRENALİN....

YİNEMİİİİİ....



Yavru tırtıl yine saldırıya geçti.Sanırım yiğit ve adrenalin eşdeğerde.Onunlayken sanki
bangi camping yapmış kadar heyecanlı dakikalar yaşıyorsunuz.



Yapma dedikçe daha çok hevesleniyor yap dedikçede kenara çekiliyor.Nasıl bir anlayışsa bu:))


Sanırım çocuk aklı dedikleri bu olsa gerek.Tehlikeye yaklaştıkça zevk alıyorlar.gülüyorlar.kahkahalar atıyorlar...derkennn aniden bir ağlama sesi çığlıklar.Çünkü adrenalinli dakikaların sonu hiçte onların zevk aldıkları kadar neşeli bitmiyor.Yaralanmalar,çığlıklar vs. vs. vs.Eeeee olada bizlere oluyor yani ANNELERE. Cefasıdaaaa sefasıdaaaa......Bazen kendime soyruyorum acaba bende bu kadar adrenaline düşkünmüydüm çocukken anneme sormak lazım???Dicem ama annemin cevabını biliyorum.

5 Haziran 2010

FİYAT VE DEĞER




FiYAT ve DEĞER

Avrupa'nın ünlü sanat merkezilerinden birinde, çocuğun biri, vitrinde çok hoş bir tablo görür.
Tablonun bedeli oldukça yüksektir.

Çocuk bu tabloyu annesinin yaklaşan doğum gününe almayı ister.
ve bir iş bulup kıt kanaat geçinerek biriktirdiği tüm para ile mağazaya gider.

4 Haziran 2010

BEN KAZANDIM

Geçmişe bakıyorum da çok hızlı yaşamışım.24 saatim sürekli koşuşturmakla geçiyordu.Sabahın erken saatinde güne başlar akşama kadar iş tarfiğinde kendimi kaybederdim sonrada

2 Haziran 2010

İLK İNCİMİZ...

   Of of of....bu nasıl bir zevktir ??? bu nasıl bir mutluluktur ???anlatmak zor değil aslına ama anlatamamak zor:P.İçim kıpır kıpır ...İçim içime sığmıyor...içim deli dalgalar gibi coşuyor.... Uğurböcüğümün ilk dişi çıkmışşşşşşşşşşşş:P.Uzun süredir bu kadar mutlu olmamıştım.oğluşumun dişi çıkmışşş....inci gibi parlar demiştim ama malesef üstte ve kenarda olduğu için buzullardaki sarkıtlar gibi duruyor :D
   vallahi dişini fotoğrafla belgelerle ispatlayabilmek için çok uğraştım ama kenarda olduğu için fotoğrafını çekmek mümkün olmadı .Taklalar attım ,hayvan taklitleri yaptım,havada hoplattım.Yiğit her seferinde kahkahayı bastı ama her seferinde ağzına doğru baktığımı farkettiğinde öyle bir yumuyorduki açmak mümkün değil.Sanki olmayan diğer dişleriyle ağzını kilitliyordu.yani her türlü çabam boşa gitti .Neyse belki 2. dişini belgeleyebilirim kimbilir???

                                                                      09/02/2010

28 Mayıs 2010

İYİKİ VARSIN




Seni çookk bekledim ama sonunda geldin.Dün gibi aklımda benimle olduğunu öğrendiğimde yaşadıklarım.zaman nasıl geçer diye düşünürkennnn

26 Mayıs 2010

HIMMM... DENİZ KOKUSU



Hımmm bu koku insanı sıcak deniz kıyısı gecelerine götürüyor.Deniz kenarındaki küçük kasabalarda evlerden sarkan o sümbül menekşe kokularını anımsatıyor.Ne çok özlemişim denizin o yosun kokusunu akşamın berrak rengini güneşin batarken denizle buluştuğu o rengarenk görüntüyü.....
Çocukjluğumdan beri deniz benim için büyük tutkudur.Hep bir deniz kenarında yaşamak istemişimdir.Kışın denizin o nemli kokusu, şehrin o sakinliği,azgın dalgaların kıyıya vurarak çıkardığı büyük gürültü....Yazın o coşkulu heyecan verici çılgın eğlenceler, dalgaların şarkı söyler gibi çıkardığı ses akşamüstü kumsalda gezen, öğle sıcağında bir taraftan denize girip diğer taraftan güneşlenen insan manzaraları...
Mayıs geçiyor hazirana girmek üzereyiz ve henüz deniz kumsal güneş mevsimimizi açmadık bile.Oysa hatice ve ben yıllardan beri hep mayıs dedimi açılışımızı yapardık.Ama nedense bu sene havada bir kasvet var.Bir sıcak oluyor bir hava serinliyor.
Bu sene bir ilki daha yaşayacağız.aslında ilk değil ama yiğit'in bilinçli olarak denizle tanışması bir ilk olacak.Geçen senede gitmişte tatile ama henüz ne olduğunun farkında bile değildi.Sürekli uyuyor ,ağlıyor,karnını doyuruyor,aradada kızlara bakmaktan kendini alamıyordu(her ne kadar 3 aylık olsada nede olsa erkek çocuğu) :)))
En kısa sürede havanın düzelmesini diliyorum ve o yosun kokusunu içime çekmek için sabırsızlanıyorum.Yİğit'in deyimiyle cıbı cıbı cıbıııı.
NOT::::yigit diyorki suyu çok seviyorum ve oyunamak istiyorummm.bende katılıyorum

21 Mayıs 2010

BALIK GÖLÜMÜZ

Havanın gazabına uğramadan haftasonumuzu mutlu mesut geçirebildik sonunda.İyide eğlendik sanırım .İçimizde en çok keyif alansa yiğit paşa oldu.Hem gezmenin hemde anne babanın yanında olmasdının verdiği zevkle birazda şımarıklık yaptık sanırım.
Küçük adam çok çok eğlendi desek sanırım abartılı olmaz önce yol boyunca müziğin eşsiz ritmine ayak uydurmak için arabada hoplayıp zıpladı ki her ne kadar zor olsada...Yolun virajlı olması küçük afacanın hızını kessede müzik ve ritme devammmm...Neyseki sonunda balıkgölümüze vardıkta biraz sakinleştik derkeeennn bizim afacan önce havuzda gördüğü balıklara saldırıya geçti.ah bir tutabilsem mantığıyla ellerini uzatıp içine atlamaya çalıştı ama nafile,sonuç negatif....balıklarmı yiğit'ten korktu yiğit'mi balıklardan bilinmez tabii....arkasındanda ortalıkta sürekli koşturup sulara basmaya deee cik oynamaya başladık.
Bu arada hatice ve zehra teyzemiz sanırım yiğit tarafından oldukça zorlandılar.hani tüm çocuklar sever ya hep yapılmasını ister ya işte yiğit'te kollarından kaldırılıp hooopp uçtu uçtu yapmaya bayılıyor.Eeee durum böyle oluncada teyzelerimize iş düşüyor.Bizim küçük adam bunu yaparken çok zevk alıyor amaaaa gel gelelim teyzeler yorulunca olanlar oluyor yiğit paşa yere kapaklanıveriyor bir inat bir inat kalkmak bilmiyor takiiiii uçtu uçtu yapana kadar.
Oğlumla geçirdiğim her dakika o kadar güzel o kadar zevkli geçtiki zamanı durdurmayı başarabilsem sanırım hemen yapardım.keşke hergünümüz böyle geçse...
Herşey iyi güzelde bizim küçük canavar akşam banyosunu yapar yapmaz sanırım yorgunluktan ve almış olduğu te miz havanın etkisinden dolayı hemen uyuyup kaldı.

o günden birkaç resim karesi....