Daha çok küçücüksün
Yeni bir hayat var önünde..........
Yaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2013

NASIL GEÇTİ HABERSİZ O GÜZELİM GÜNLERİM


  Geldim geldim geldimmmm.Vavvvvv bu sene 3 tatil,3farklı şehir,3farklı ortam.Dolu dolu geçen haziran,ağustos ve eylül ayları.Temmuzu boş geçtik, malum ramazan ayıydı.Bana kalsa içinde deniz olan yerde geçiririm hayatımı ama…

  Önce, arkadaşlarla her seneki geleneksel akyaka turumuz vardı.Ama bu sefer günübirlik değildi.Orda çok güzel bir apartta konakladık.Marmaris akyaka derken gündüz deniz, gece kumsal keyfini çıkardık.Hele havuz başında yediğimiz akşam yemeğine diyecek yoktu vallahi.Benim gibi yemeği seven biriyseniz günün en güzel saatlerinden birisi akşam sindire sindire keyifle yenen yemektir.Hele birde leylak sümbül kokuları bütün bedeninizi sarmışsa hem ağzınız hem burnunuz bayram ediyor demektir.Akyaka’ya daha önce birçok kere gitmiş olmama rağmen orda konaklamış olmak beni daha bir akyaka müdavimi yaptı.Sabahları o kadar huzurlu ve ruhum dinlenmiş olarak kalkıyordum ki uzun zamandır bir yataktan bu kadar hafiflemiş şekilde hani tabiri caizse uçarcasına uyanım hoplayıp zıplayarak kaqlktığımı hatırlamıyorum.İşte dedim tatil bu,işte dedim hayat bu.Çiçeklerin  ve denizin kokusu birleşince galiba beynimdeki damarları genişletip ruhen beni dahada gençleştirdi.Gerçi ben her daim gencim diycem ayıp olmazsa,olmaz da galiba.İnsan hissettiği yaştaymış dimi ama.





 


 

  Akyaka dönüşü o büyü kayboluverdi birden.Deniz kızı olmayı seviyorum ya kendimi amazon kızı gibi hissetmeye başladım.J Gidiyor gidiyor ama ağaçların sıklığından sanki denize ulaşamıyor,üstelik ilerledikçe denizi arkamda bırakıyordum.

  Araya ramazan girdi ve yerimde saymak zorunda kaldım.Taaaaaki bayrama kadar.

  Bayramda bir haftalığına fethiye’deydik.Ama ne tatildi.Yedik ,içtik,yüzdük.Tek talihsizlik fotoğraf makinamı yanıma almamış olmamdı.Üstelik 3 aile birlikteydik.Önce eltimlerle beraberken arkasından can dostlarımız olan aile geldi.Ertuğrul grubu.Yıllardır süren arkadaşlığımızın hala devam etmesi bize sunulan bir hediye galiba.Aygün seni çok seviyorum ve bu arkadaşlığın ömür boyu sürmesini diliyorummmm.Duy beni.Bu arada orda yeni komşularımızla tanıştıkki sormayın gitsin.Yok böyle bir aile.Kadın maşşşallah mahkemelerdeki mübaşirlerin yazdığı daktilo gibi hızlı ve hiç duraksız konuşurken kocası piramitlerdeki mumyalar gibiydi.Kaldığımız süre boyunca kadın birmilyon baloncuk konuştuysa kocası toplasan 4 kelime ya var ya yok.Adams ailesi-2.

  Biz büyükler adams ailesi-2 ile beraberken- Allahtan televizyonlarınıda getirmişlerde- çocuklarda biraz televizyona takıldılarda  bizde biraz nefes alabildik.(Malum ben de 1 etlimde 3 çocuk toplama vurursan 4 çocuk.E birde aygün’lerde 2 çocuk.)Sayemizde çadır kampı şenlendi be çocuk sesleriyleJ.
Süperiz süperrr....

Vallahi bizim kadar kalabalık ve neşeli bir grup daha yoktu.Discoda çalan müzik sesleriyle gece kumsalda oynamakta pek bir zevk veriyor insana.Her zamanki mangal keyfi de yanında meze oldu zevkimizin.Ayıptır söylemesi 6-7 kilo kadar mangallık et zor yetti bize(tek öğünde).Aslında ben yemeği hiç sevmem dicem ama yalan olacak, yok yok galiba ağaçlar sayesindeki temiz hava yedirdi bana.Yoksa ben kimmmm yemek kimmm!

  Tatil bittiğinde ise aygün’leri orda bırakıp eve dönmek zor geldi bana.Hele denizden kopmak off offf.

  Ağustosta bitiyor tatilde bitti, denizde derkennnn kardeşimden gelen telefonla içimdeki deniz aşkı en yükseğe tavan yaptı.Yıllık izne ayrılmıştı ve ailecek tatil yapmayı o kadar çok istemişti ki reddetmek mümkün değildi.

  Çıktık yola.Rotamız didim.Ordamı neler yaptık bunuda resimlerle anlatayım.




Pek bi görgüsüzüz be canım  ailecek dalmışız denize
 


Bizimki demir atma işini iyi öğrendi baksanıza


Baba oğul eğlenceside bir başka güzel oluyor canım


Tekneyi ailecek sevmişizdir


Ailemizin sörfcüsü
 



Pek bi mutlular


Biz yemek derdinde onlar eğlence




Bu da ailemizin dalgıcı

Küçük ama işlevleri büyük aile konseyi


Deniz kenarında kumsal sefasıda pek bi güzel baksanıza, ailenin en büyükleri
 

Güzel bir ziyafetti

Bizi misafir ettiğin için teşekkürler şenol abi ellerine sağlık

Evsahibi ailenin kontesi


Amanın tontişime ailenin en küçük ve en sevilen bireyi
Tekne gezisini özlemişler
Bizimkide sörf yapmaktan yorulmuş olucak uzanmış boylu boyunca.
 


Bizim ailenin oymak başı

Bir başka baba oğul tablosu

Kuzenler mide doldurmakla meşgul

Sohbette pek koyu
 
Kuzenler rüzgara karşı


Teknede eğlence


  Didim sokaklarında,gecelerinde,gündüzlerinde oldukça eğlendik.İki defa tekneyle açılmış olmak dahada bir güzeldi.Derin koylarda yüzmeyi plajda yüzmeye her zaman tercih etmişimdir.Gerçi hergün bir başka plajda denize girdik ama yinede tekne benim için daha eğlenceli ve zevkli.

  Misafir olarak gittiğimiz evde ise bize çekilen ziyafet ayrı bir tatdı.Ellerine sağlık şenol abi,ellerine sağlık inci abla ve kızları.Bu arada baba kız bize verdikleri müzik ve şiir ziyafetinede diyecek birşey bulamıyorum.Allah kerkese böyle evsahibi nasip etsin J

  Ayrıca 3. Koyda bize bıkmadan servis yapan garson arkadaş sana da teşekkürler.Son gidişimizde, yüzüne baktığımda oluşan gülümsemede -oh be gittiler sonunda  bakışı- olsada teşekkürler.J

  Dönüşümüz biraz sızılı oldu.Hem deniz mevsimi sona ermişti, hemde 10 günlük bir beraberlikten sonra kardeşimden ayrılıyordum ve uzun süre görüşemiyceğimizi biliyordum.Annem gözyaşlarını tutamasada ben tutmak için çaba sarfettim ve sanırım başardım.

  Neyse bir  yaz sezonu sonuna daha  geldik.

  Artık gündüzleri olmasa bile akşamları esen ılık rüzgar kışın hafiftende olsa gelmeye başladığını hissettiriyor.

  Hoş geldin sonbahar,umarım hoş gelirsin kış…

                                                                                                                 Küçükbey,dörtbuçuk yaşında

24 Ekim 2012

LEYLEK LEYLEK HAVADA

Yazı tam yaşayamadan sonbahar geldi diycem ama beni bilenlere ayıp olucak.
Leyleği benmi havada gördüm yoksa leylek peşime takılıp benimi takip etti bende anlamadım ama bu yaz çok fazla gezdim desem yeridir.
Rüzgar nereye savurduysa gittim.
Eeee 19 yılın hatrı var.Tam 19 yıldır hiç durmaksızın tabi tatiller hariç çalışan ben bu sefer kendimi emekliye ayırdım.Taktım oğlumu koluma bir o tarafa bir bu tarafa çocukla gezilirmi diyenlere inat....
Haaa birde arada dost meclisindende katılanlar oldu.
Kapıya sonbaharda görüşmek dileğiyle diyede not bıraktım ki gelenler bir daha yanılıp gelmesin diye.:)
Tatil tatil derken maviye, kuma,güneşe,denizin o rüzgarla gelen kokusuna doyamadan buluverdim kendimi sonbaharın eylülünde.
Birgün ama birgün mutlaka denizin kokusunu duyabileceğim,kışın o ılık havalarda kumsalında yürüyebilecim bir yerde yaşamaya kendime söz verdim.
Bu sene önce aile ziyaretiyle başladım yaza.


Ardından arkadaşlarla devam ettim yola.
Şöööyyle bir çadır keyfi yaşadım mavi,yeşil ve dost karışımı.
Haa birde yeni dostlar edindim katrancılı nebahat gibi.
Aslında kendisi ankara'lı olmasına rağmen biz ona katrancılı nebahat adını verdik.Kendisi yaşça bizden büyüktü büyük olmasına ama kafa yapısı bizi bile bastırıp geçti.Hayat dolu bir gençlik abidesi gibi çıkıverdi karşımıza.Hele akşam yemeğinden sonra eşiyle kumsalda sandalyelerini açıpta batan güneşi izlemelerine diyecek birşey bulamadık.Sanki iki sevgili günbatımında romantizmi dibine kadar yaşıyorlardı.Her akşam bitmeden usanmadan onlar poz verdi biz onları seyrettik.Seneye görüşmek dileğiyle katrancılı nebahat abla.
Bir dostluğun en güzel yansıması.

                          Kendinden geçmiş aile erkeklerinin döktürdüğü dakikalar.
                                        Akşam yapılan kumsal sefasındaki keyifli anlar.
                                 Yemekten sonra içilen çayın verdiği zevk.
                                                 Gezintiye çıkmış küçükbey.
                                               Heyyy nerelere dalıp gittin yine!
                                    Şef aşçımızda her zamanki görevinde.Yazık ona.
                              Ooooo kaptanlığa ne çok özenmişsiniz küçükbey.
                                               Denizde bir başka güzel canım.
                                                       Karnı acıkan burayaaaa...
                                           Baba oğul sevgisindede bakın hele bi...
             Bu kadarmı yordu sizi deniz,kum,güneş.Pek bi sızmışsınız akşamdan mı kaldınız be kardeşim.

Katrancı'daki çadır sefasından sonra hiç akyaka görülmeden gidilirmi?
Gidilmezzzz...






 
 
Katrancı'dan dönüşümüzün ardından ramazan girdi artık evdeyim derken bir anda kendimi istanbul sokaklarında buldum.
Adalardan ortaköy'e beşiktaştan bebeğe ve daha birçok yere savrulurken yanlız değildim.En yakın arkadaşım ve canımın içi oğlumda yanımdaydı.Hergün ayrı bir yerde aktık gündüzlere.Bir sürü anımızı fotoğrafla yaşatmaya çalıştık ama bir kazaya kurban giden fotoğraflarımın hepsi bir anda silinip yok oldu.Üzüldüm üzüldüm ama elden gelen birşey yoktu.Elimde kalan sadece aile fotoğraflarımızdı.
           İstanbul dönüşü sapanca keyfi yapalım diye yoldan saptık ama ne gezerrrr..
                  Ağustos sıcağında bile yağmurun gazabından kurtulamadık.



 
 

İstanbul'dan döndük dönmesinede hızımızı kesen birşey olması.Ramazan bayramı dolayısıyla yine şehir değiştirdik.
Ardından deniz özlemi içimizi kemirmeye başlayınca birkez daha kamp hayatına kendimizi teslim ettik.İyikide etmişiz çoookkk eğlendik.Yola devam dedik ve o günleri ölümsüzleştirdik.
 













 
 
 Bu sene denizin,kumun,güneşin tadına vardım,hayattan çoookk zevk aldım.
Bu tadın damağımda kalmaması için antalya gezisinyle yola devam edmek için hazırlanırken bazı sebeplerden dolayı damağımdaki o tada birden kayboluverdi.
Seneye daha renkli,daha canlı tatil anılarına sahip olucam düşüncesiyle yazı burada kapatmak zorunda kaldım.
Ama uzun yıllardır yaptığım en güzel tatil anlarıydı diyebilirim.
Hoşçakal güneş,hoşçakal mavi deniz,hoşçakal kızgın kumlar.
Seneye görüşmek dileğiyle.
Haaa unutmadan herkesin bayramını en içten dileklerimle kutluyor,sevdi,kleriyle daha niceee bayramlar diliyorum.
 
 
 
      Küçükbey,41 aylık