Daha çok küçücüksün
Yeni bir hayat var önünde..........

6 Haziran 2011

açtım sezonu geçtim teknenin dümenine hey gidi hey

Off yaaa yinemi güneş bana gözünü kırpıştırıyorsun,İyide sabaha çok varrr akşam akşam ne gözü bu anlamadım ama sanırım yine beni dürtüklüyorsun.Yinemi tatil,yinemi eğlence,yinemi doğayla başbaşa kalıcam.Oysa hiç sevmem öyle tatili falan.Bu seferde benim suçum yok hep güneşin yaramazlıkları bunlar.
Güneş dedim, yapma dedim, göz kırpma dedim ama dinlemediiii.Ben akşam güneşiyim sen hep sabah güneşinin dediklerini yapıyorsunnn sıra bende dedi.Güneşi kırmamak adına çıktık yolaaa.


Saat gecenin bilmem kaçı biz marmariste apart aramakla meşgulüz.Sözde o gece rahat yatıp sabaha uykumuzu almış ve dinç kalkacaktık.Nerdeeeeee...Yol boyunca horultusunu dinlediğimiz küçükbey tam biz kuş tüyü olmayan yataklarımızda yatmaya hazırlanmışken hortladı sankim.Yarım saat kadar birlikte gece kuşları gibi karşılıklı oturduktan sonra sonunda yatmaya karar verdide bende biraz dinlenme fırsatı bulabildim.Aslında amacım sabahın ilk ışılarıyla uyanıp temiz deniz havasını içime çekmekti. Ama sabahın ilk ışıkları beni tanımıyor olucakki hiç yanıma uğramadan direk geçip gittiler.Üstelik,şansa bakınki en son kalkan ben oldummm.
Kocaman balkonu olan bir yerde balkonda kahvaltı yapmak kadar güzel birşey olabilirmiki hele birde önünde yeşillikler içinde havuz varsa...dedim kendimce.Bu güzellikler içinde karnımızı doyurma hayaliyle kuruverdik saofrayı balkona.Amanda aman insan bu güzelliklerin karşısında kendine engel olabiliyormu diye bir soru yöneltirseniz bana ki üstelik temiz deniz havasıda varsa yanında cevabım hayır olur sizlere.Patlayıncaya kadar karnımı şişirmeye karalıydım.Aç kurtlar gibiydik.Bir hamleyle masanın başına oturduk ki sağolsun küçükbeyin 2. katın balkonundan bir iki kez havuza atlama bir iki kezde aşağıda ,kime ait olduğu belli olmayan bisiklete binmek isteme girişiminden sonra zaten doymuş olmakla birlikte bize bu odayı veren sevgili apart sahibinide sevgiyle andım.Hani derler ya ne yapsan yaranamazsın diye işte o durumdaydık yani.Adamcağız kalkıp sabah güneşinin içinde daldığı sadece evlerin çatılarını gören arka odalardan birini vermek yerine ön tarafta sabah güneşinin uğramadığı yeşillikler içinde mavinin olduğu, odayı vermişti bize...


Kahvaltıdan sonra marmaris'in güzelliklerini geride bırakıp çubucak orman kampına doğru çevirdik rotamızı.Oraya varır varmazda yiğit'i cıbı cıbıyla başbaşa bıraktık demek isterdim ama adrenalin ve yiğit eşdeğer olunca gözüm kesmedi doğrusu.Temiz hava çarpmış olucakki yiğit ordaki zamanının büyük bir kısmını uyuyarak geçirdi.Şükürler olsunki uyudu çünkü onu denizden çıkarmak marsa vizesiz gitmek kadar zordu.:)
 Çubucak orman kampında maviyle yeşilin birleşmesiyle harika görünmesine rağmen kumsalının  olmaması ve denize ilk girişte kum yerine çakıl taşlarıyla dolu olması yüzünden yiğit'in burada rahat oynayamayacağına kanaat getirdik.Doğal güzellikleriyle neresi olursa olsun yeşil ve mavi birlikte olsun tüm kamp alanlarına bayılırım.Çubucak orman kampıda doğal güzellikleriyle harikaydı ama yinede kalbimde yer eden tek kamp katrancı orman kampıdırOrda her türlü tadı,lezzeti bulabilirsiniz .Bir başkadır katrancı.Gecenin bir vakti gökyüzüne yükselen çılgın müzikler eşiliğinde denize girip hem yüzüp hemde şarkı söylemek kadar güzel bir şey varmı?İşte bunu katrancıda yaşayabilirsiniz.Müzik ve deniz en büyük tutkum tabi oğlumdan sonra...
:)


Bu arada kampların diğer bir sevdiğim yönüde değişik yerlerden gelen değişik insanlarla tanışmak, farklı tatlar yaşamak,hatta bazen sizin ilginizi çeken insanları gözhapsine alıp onların yaşam tarzlarını izlemek.(çaktırmadan tabi) Hiç unutmam bundan 3-4 sene önce kampta böyle bir anne kıza rastlamıştık yan taraftaki çadır komşumuzdu kendileri.Küçücük bir mangalları vardı her akşam mangal yakarlardı,gündüzleride ortadan kaybolurlardı,Çok değişik mutfak malzemeleri vardı,onları incelemekten bazen yemek yiyemezdik.Aklıma geldide şimdi çok komiktik vallahi.Hani insanın gözü bazen bir yere takılır onu izlemekten zevk alırsın ya işte bu ailede öyleydi.Herşeyleri ilginçti.Yanlış hatırlamıyorsam anne bayan ismi aklıma gelmeyen bir şarap firmasının genel müdürüydü ve sadece kafa dinlemeye gelmişti.O yörenin bölge müdürüde her akşam gelir yöredeki otellerindeki şarap satışları ve çeşitleriyle ilgili bilgi verirdi.Neyse bunun gibi ilginç örneklerim çok fazla anlatmaya kalksam yeni bir blog açmam gerekir sanırım .


Nerdeeenn nereyeee geldik.
Biz kaldığımız yoldan devam edelim dimi yani.Çubucaktan çıktık yola akyaka'da verdik mola.Ama ne akyaka.Eskiden beri çok severim akyaka'yı.Küçük deniz kasabası görünümünde.Evler hiç şehrin görüntüsünü bozmamış.Zira hepsi ahşap yapı.Tepeden bakıldığında bile muhteşem görünüyor.Her evin bahçesindede sümbüllerin,leylakların olması ortalığı harika bir kokuya boğuyor.İnsanın hani huzur bulduğu yerler olur ya,işte akyaka onlardan birisi.Önce akyaka turu ardından tekne turu ve sahil kasabasına gelmişken olmaz olmazlardan balık ekmek sefası...


Herşey çok güzeldi taki yola koyulana kadar.Beni huzursuz etmeyen bir yorgunluğum vardı.Keşke biraz daha burda kalabilseydik diye geçirdim aklımdan.Sonrada bir dahaki sefere deyip oğlumun:
-Denizzz biz didiyoz bi daha delcez,baybay
Cümlesiyle o güzel doğa harikasına veda ettik.
Umarım ilerleyen yıllarda böyle bir küçük sahil kasabasına yerleşip hayatımı orda devam ettirebilirim.
Söylemeden geçemiycem yiğit için yol boyu bayram havası vardı her yer süzer(dozer )doluydu.Küçükbey gördükce heyecanlanıp (artık süzer değil düzer diyor,birde e yi o yapabilse)düzer düzer diye çığlıklar atıyordu.Aslında yol çalışmaları yüzünden pek rahat yolculuk yaptığımız söylenemez ama şu yolları artık bir kere ama tam olarak yapsalarda bir daha aynı sorunları yaşamasak diyorum.Hele sözkonu olan yol sizi turistik yerlere götürüyorsa?


Aslında  içimiz biraz buruktu çünkü grubumuz eksikti yine.Bir dahaki sefere diyoruz ve yeni sahillere kendimizi atmayı iple çekiyoruz.


Şu anda napıyorum dersiniz.Oturmuş masamda bunları yazarken harflerin e mi yoksa o mu olduğunu bile zor seçiyor ve işyerimde uyumamak için gözkapaklarıma bahçe malzemeleri satan yerden aldığım tırmıkları monte ederek kendime gelmeye çalışıyorum.
Çok uykum varrr....Heyy evde öğlen uykusuna yatanlar benim yerimede uyurmusunuz?


NOT:bu fotoğraf makinası beni deli ettiiii açılmıyor.yani makinamın azizliğine uğradım.Aslında çok güzel kareler yakalamıştım ama nafile.Bu gece makinayı kırmadan fotoğraflarımı alabilirsem yarın bloğumda görebilirsiniz.Bu yüzden çok üzgünüm.

 Haftaya yeni yerlere yelken açmak dileğiyle 
                    


Küçükbey 26 aylık

                        

14 yorum:

ZELİHA-UMUTSEPETİ dedi ki...

Üzülme,yarın hallolur inşAllah..
Resimlerle birlikte okumak istiyorum yarın kımset olursa :)
Mutlu akşamlar diliyorum..

hatice dedi ki...

tek kelimeyle muhteşemdi cumartesi gecesi ve pazar günüydü,gerçi herşeyi okadar güzel anlatmışsınki bana bişey kalmamış.aslında bende yazmayı çok istiyordum bloga,ama pc,nin arızalanması tam zamanını bulmuş.bende kaçamak yapıp mahellemizdeki internet cafeden yazıyım demiştim senin yazdıklarını görünce,güzel haftasonunu okadar harika anlatmışsınki bazı ayrıntılarada ben yazayım dedim yiğitin yol boyunca arabada hiç oturmayıp sürekli müzik ac,(ses)çok ac çok acc anne deyipte bizleri dahada coşkulandırıp sayesinde bütün kurtlarımızı döktüğümüz için küçük adama teşşekkürler.ayrıca akyakadaki kısa süreli tekne turundaki o korkusu çok komikti.ve annesinin balık ekmek yerken onun balıklarını yiyip kendi sütünü annesine verip al içç anne demesi aklımdan çıkmıyor.grubumuz tam olsaydı eminim dahada çok eğnecektik,ama yaz daha yeni başladı umarım hepbereber yeni yelkenlere dümen atarız.

hatice dedi ki...

bu arada fotoğraflar için üzgünüm
:( sanırsam makinan benim gazabıma uğradı bunuda burdan itiraf ediyorum...ve kaçıyorum bayyyy..

Tibetin annesi dedi ki...

hiiçç okumadım!!!

hatice dedi ki...

vaşşşttt.buarada blog yenilemesi çok güzel yaaa harika süpersiniz...sanırsam sibelin parmağı var bu işte...tontişime bakın hele daltonlar gibi sıralamışlar seni...

hatice dedi ki...

sibel;oku bence okuuu.

karışık_pizza dedi ki...

zelihaumutsepeti iyi dilekleriniz için teşekkür ederim.
hatice bencede süperdiiiiii umarım bir dahaki sefere daha kalabalık gideriz.
sibelll çok sağolasın iyiki varsınnnn
bu arada oku bencede yazımı, sibel şekerim yoksa yazımımı beğenmedin:)

kayraa dedi ki...

ohhh sefanız olsun bakalım sezonunuz hayırlı olsun baya eğlenceli geçmiş inşallah devamını da getirir işin stresinden biraz olsun uzaklaşırsın....maşallah yiğit formundaymış blog süper olmuş ama oğlan yakışıklı olunca süper olması da normallll

hatice dedi ki...

neşe,açılış sizziz oldu maalesef ama,bundan sonraki deniz sefalarımız beraber olacak ona göre haaa.are you ready to.

karışık_pizza dedi ki...

evet neşe hanım böyle aslında tam eğlenceli geçmedi biraz eksik kaldık keşke sizde olsaydınız.ama merak etme katrancıya beraber gidicez zaten orası daha eğlenceli paraşütle atlayamazsak bile su kayakları sağolsun.
hatice bu arada ingilizcene bayıldım ha...demek
are you ready to.
:)

karışık_pizza dedi ki...

bu arada sibel'e tekrar tekrar teşekkürler her zaman derim sibel sen süpersinnnn

hatice dedi ki...

hazırmıyız...

Tibetin annesi dedi ki...

bundan sonra gezi yazılarınızı okumayacağım, bu böyle biline! :P

hatice dedi ki...

kız selo naptın sibel'e okumicam diyo küstümü bize?yok canım küsmez dimi. :(