Daha çok küçücüksün
Yeni bir hayat var önünde..........

22 Mart 2013

KIŞ BAHÇEMİZ

Havalar biraz ısınıp güneş selam verdimi sapıtıyoruz aniden.Kendimizi salıveriyoruz çimlere,ybizimkisi.eşili gördüğümüz,toprağın kokusunu duyduğumuz her yere.



Ne büyük şans ki kardeşimde istanbul'dan tatile gelmişti buraya.Güneşin gülümsemesini karşılıksız bırakmak istemedik.
                                                                
Teyzemler ait, bizim adını kış bahçesi koyduğumuz bahçeye kapaklandık hemen.Pek te güzel geçti günümüz.Temiz hava,bol güneş,çocukların oynayabileceği bizimse piknik yapıp çay saatimizi zevkle geçireceğimiz mis gibi bir ortamdı kış bahçesi.








Hem zevkle çaylarımızı yudumladık hem sohbetimizi koyulaştırdık hemide çocukların o isyan edermiş gibi çıkardıkları tartışma seslerinden uzak kafamızı dinledik.






 

Tek eksiğimiz vardı.o da sanırım kış bahçemizin deniz görmemesi.
Malum yaşadığımız şehirde deniz olmayınca özlemini çekiyoruz.
Önümüzde ki günlerde bu bahçede bol sohbetli,bol mangallı günler geçirmeyi diliyorum.
Haaaa birde bu sene olmasada seneye kar yağışlı birgünde oturup sıcak çayımı yudumlarken bahçenin nasıl beyaza büründüğünü izlemek...

Küçükbey,4 yaşında

ALIŞVERİŞ Mİ DEDİNİZ?

Alışveriş mi dediniz?
Hah işte o bizde tam gaz maşallah.
Güççük dananın ilk işi alışveriş sırasında rahatça gezebileceği, konforlu ve eğlenceli herhangi bir taşıma aracı bulmaktır.
Ondan sonrası ise onu pek ilgilendirmez.Hem gezip hem de konforu sağlamak pek kolay olmasa gerek.
Birgün bende aynı şekilde turlamak istiyorum.Eminim çok eğlenceli olur.Tabi güvenlik elemanları beni rahat bırakırlarsa.Haaaa o zaman beni ite kaka götürende fındık kurdu olur sanırım.Ben de şöööyle ayaklarımı uzatır,yanından geçtiğim tüm satış malzemelerimi elimle kurcalayıp kasaya geldiğimde birşey ödemeden çeker giderim.Ay ne güzel olur vallahi.

 
 

Asıl önemli olansa alışverişten sonra ki başımıza gelicekler.Standartlarımız asla değişmiyor.
Önce alışveriş ve eğlence sonrasında ise sadece eğlence....



 
Küçükbey,4 yaşında

17 Ocak 2013

ÇAY SAATİ

Heyyy bu beceriklide kim acaba?
Sanırım ilerde bir gurme olucak bu çocuk diye düşünürken yemeyi değilde hazırlamayı sevdiği aklıma geldi.
Neyse dedim kendimce o yapar ben yerim.Oh oh ohhh nede güzel olur hazıra konmak dimi.
Saat 5 çayına beklerim efendim tüm arkadaşları.Nasılsa ikramlar hazır.İster ay şekli, ister yıldız isterseniz kalp gözünden tadabilirsiniz.
Benimkilerden güzel olduğu kesin.
Kurabiyelerimizin pişmesi esnasında
tam oğlumla gurur duyacakken birden gördüğüm manzarayla deliye döndüm.Elinde bir makasla elektrik süpürgesinin kordonunun yanında oturan küçük bey hiç bozuntuya vermeden
-Anneeee kesmek zorundayım.Sen onu çalıştırınca çok gürültü çıkarıyor.
Diye bilmiş bilmiş bakan bir çift gözle sırıtan küçük bir surat.
Batman gibi üzerine hoplayıp kanguru gibi zıplayarak elindeki makası almam pek uzun sürmedi.
Süpürgenin kordonunun hala yerinde olduğunu görünce nasıl sevindim,nasıl sevindim bilemezsiniz.
Bu günüde böyle kazasız atlattık ya yarına hayrola.
Tek dileğim oğlumun daha güzel pastalar yapıp bir daha asla makasla bilimum malzemeleri kesmemesi.
Evet herkese afiyet olsun
Buyrun şekerler beş çayına.
 
 
 

 









 
Küçükbey,44aylık

7 Ocak 2013

TEHDİT

Her akşam olduğu gibi yine rutin bir akşam geçiriyoruz.Akşam gezmesi sefamızdan sonra evimize döndük.Herşey normal giderken birden küçük prensin yerde kıvrandığını farkettim.
Beni bir ter bastı,bir korku.
-Oğlum karnınmı ağrıyor?Diye başlayan cümlemle birlikte kafamda bir sürü soru.
Acaba üşüttümü,yok yok bugün banyoda yapmadı neden üşütsün ki?Yediği birşeymi dokundu,yok yok öyle zehirlenecek birşeyde yemedi.Hah tamam buldum ben oğluma yeterince iyi bakamadım hastalanmasına sebep oldum,yok yok zaten çok dikkat ediyorum,neden hastalansın ki diye devam eden sorular ve yine kendimce yanıtladığım cevaplarla kafam kazan gibi olmuştu ki küçük prens:
-Anneeee karnım çok ağrıyor deyince iyiden fena oldum ben.
-Oğlum hadi doktora gidelim.Neresi ağrıyor karnının?
-Olmaz doktora gitmemmmmm,ben doktor sevmemmm.
-O zaman nasıl geçecek karın ağrın?
-Anne biliyormusun benim karnım neden ağrıyor?
-Nedenmiş?
-Hani hep şu kocamannn balkonumuzda yatıyoruz ya biz,işte o balkonda yatırmadın sen beni taaaa ne zamandırrrr ondan ağrıyor karnım,Ben balkonda yatıcammmm.Balkonda yatmazsam karnım hep ağrıycakkkk...
Bu kelimeleri duyunca sinirleneyimmi,sevineyimmi bilemedim.
Beyfendi beni tehdit ediyor etmekle kalmayıp ısrar etmekte devam ediyordu.
Babamızın cevabı ise çok hızlı ve komik geldi.
-Ver üstüne bir battaniye yatır şu balkondada sabaha kadar poposu buz tutsun,o zaman karnı ağrıyormu ağrımıyormu görürüz bakalım.
Yiğit'in bitmek bilmeyen istekleri yine her zamanki gibi revaçtaydı.
Bakalım sıra hangi isteğinde.
Beklemedeyim.....

 Küçükbey,44 aylık