Daha çok küçücüksün
Yeni bir hayat var önünde..........

17 Şubat 2011

BIRAKIN YESİNNNN...


Yahu neden oğlum yemeğini kendisi yemek isteyince
herkes karşısında gargameli yada kedisi sarmanı yada dalton kardeşleri veyahuttaaa kalemiticeyni görmüş gibi avazı çıktığı kadar bağırıp ortalığı yaygaraya veriyorlar anlamıyorumkiiii???
  Sorun ne???
  Oğlumun kendi iradesiyel yemek yemeğe çalışmasımı????
  Eyvahhh halılar gitti masa örtüsü berbat oldu kaygısımı?
  Amaaannn küçücük çocuk ne anlar işte böyle alıştıryorsunuz kendi başına buyruk olucak  sıkıntısımı??
  Hah işte başka yere gittiğindede böyle yapıcak korkusumu???
  Ne yani neeee???
   Böyle düşününce kendimi cadı kazanındaki cadılar gibi hissediyorum çünkü kan beynime sıçrıyor ve saçlarım
keman teli gibi gerginleşip havaya dikiliyor.Bu oğlumun eline ilk kaşığı verdiğim günden beri böyle.
  Anlamakmı istemiyorlarrr,işlerine öylemi geliyorr,yoksa bennnnn başka bir dildenmi konuşuyorum??
  Yiğit gerçekten kendi başına yediği zaman daha bir hevesli oluyor,kendini daha iyi doyurabiliyor.Çatalı kaşığı tutuş tarzı bile çok düzgün desem inanın abartıyor sayılmam.Genelde dökmeden
yiyebilsede bazen özellikjle sulu yemekler olduğunda ister istemez yemek masasında yiğit'in önü dünya haritası şeklini alsada ben bundan gayet mutlu ve huzurluyum.En azından oğlumun kendi başına birşeyler yapabileceği duygusunun gelişmeye başladığını düşünüyorum ve her defasında kendine olan güvenini bir kat daha arttırdığına inanıyorum.
   Ha bu arada çek bakim elini şimdi ağzının üstüne iki tane yapıştırırım görürsün o zaman kendi başına yemek neymiş diyen anneleride hiç haz etmiyorum.Hiç olurmu öyle anne demeyin etrafımda istemediğiniz kadar çoookk...
   Acaba yanlışlmı yapıyorum ben diye hiç düşünmedim tereddüt bile
etmedim.Yiğit ve ben bu yolda ilerlemeye devam edicez.
   İster kızsınlarrr ister beni sorumsuz anne ilan etsinler ben bildiğimden şaşmıycam.Yiğit'te bu durumdan gayet memnun.
    Bırakında rahat rahat yesin oğlum.Yürü be tontişimmm seni kim tutarrrr...

14 Şubat 2011

UYAN SEYİRCİ UYAN

  İçimizde bir korku,bir endişe...
  Ya durmazsa,ya sahneye fırlarsa,ya ortalığı feryat figan yıkarsa derken birde baktık salonunortasındayız ve yer bulmak için ortalıklarda dolanıyoruz.
  Yiğit henüz farkında değil hala ama şu anda bir ilki daha gerçekleştirmek üzere.Gerçi yolda gelirken kulağına fısıldayarak anlatmaya çalışsamda ve o her seferinde hııı,hııı diye anlamamzlıktan gelsede elimden geldiğince birazda olsa şu anki bulunduğumuz ortamı kendisine açıklamaya çalıştım.
  Oh be oyun başladı oyuncularla seyirciler yerlerini aldı ve perdeeeeee...
    Sahne her zaman olmak isteyipte olamadığım yer,sahne her zaman içimde kalan bir ukte,sahne her zaman beni heyecanlandıran izlerken zevk aldığım kendimi başka dünyalarda hissetiğim yer.
   Yiğit için harika bir deneyim.22 aylık ve ilk defa sahnenin tozunu yutuyor.Bu benim içinde yiğit içinde harika.Korkularım bir anda kayboluyor.Yiğit o kadar dikkatli izlemeye başladıki bir ara  yiğit acaba tiyatroyumu seyrediyor yoksa ağzıyla kuşmu tutmaya çalışıyor diye kararsız bir şekilde düşünmeye başladık.O kadar dikkatli bakıyorduki ağzının açık olduğunun farklına bile varamamıştı.Sanırım uzun bir sürede öyle kaldı takkiii gözleri kapanmaya başlayıp çüt çüt diye ortalığı yıkmaya başlayana kadar.
Amanın dedim acil durum s.o.s...
Hemen sütümüzü çıkardık yiğiti yatma pozisyonuna alıp kendimizi tekrar oyuna adapte ettik.
Evet herşeye rağmöen yiğit oyunun ilk 15 dk. sını gördmüş olmakla birlikte son 45 dk da salondaki kahkahalara katkıda bulunmak için kendi horultusunuda ekleyerek uyumakla geçirdi..
Oyun bitiminde anladımki artık yiğitle böyle yerlere gidebiliriz,artık oğlum bazı şeyleri farkında ve artık oğlum çoktaaannn büyümeye başlamış...
 Bu arada gittiğimiz oyun engelliler yararınaydı ve engelli arkadaşlarımızın oynadığı bir oyundu.Bence muhteşemdi.Aslında hepimiz yaşayan birer engelliyiz.Her an herşey olabilir.Sağlam insanlar bile bir andas engelli olarak hayatlarına devam etmek zorunda kalabilirler.
Ülkemizde engelli arkadaşlarımızla ilgili pek bir yapılanma olamdığını görüyorum ve üzülüyorum.Sevgi yolu,yürüyüş yolu,bisiklet yolu yapan devletimiz neden engelliler yoluda yapmıyor diye düşünmeden alamıyorum kendimi?
Aslında bu tarz organizasyonlarda bulunmayı o kadar çok istiyorum ama yaptığım iş ve hayatın karmaşası yüzünden kendimi bile bazen bulamaz durumdayım.Sanki ot gibi yaşıyorum.yaptğım tek şey işe gitmek eve gelmek.Umrım ilerleyen zamanlarda bu tarz olaylara vakit ayırabilirim.
Bu arada yiğitin sanata ,kitap okumaya müzik dinleyip dans etmeye tiyatro sinemaya karşı ilgi duymasını çok istiyorum.İlerleyen yıllarda bakalım nasıl gelişöeler olucak bunu zaman gösterecek...
Herkese bol sanatlı günler diliyorum.....
.

11 Şubat 2011

MANKENMİSİN BE ABİ...???






amanında tosun paşama bakınnnn
poz verirken bile itinayla bakıyor kameralara
ah bide resimlerdeki kadar uslu olabilsen

ama nerdeeeeee.
olsun ben seni yaramazlıklarınla ,
sinirlendiğin zaman attığın tekmelerle,
kızdığında bağıra bağıra ağlamalarınlada seviyorummmm....


4 Şubat 2011

UZAKLARDAN....



Bitanem,fındık kurdum,uğurböcüğüm,seni bensiz benide sensiz düşünmek bile acıtıyor canımı.
Bir annenin çocuğundan
 bir çocuğunda annesinden ayrı kalması ki
 bu daimi bir ayrılıksa sanırım hayattaki en zor sınavdır.
Geceler boyu feryat figan ağlasada
annesinin sıcak göğsünü arasada titreyen
sesiyle söylediği ninniyle her gece gözlerini kapatmak istesede bunu asla bir daha yaşayamayacağını
 hissetmesini tarif etmeye ne kelimeler ne duygular nede yaşanılanlar anlatabilir.
Oğluma sarıldığım zamanlar yaşadığım tarifsiz duygular yada oğlumun bana sarıldığında
 yaşadığı mutluluk neyle ölçülebilirki????
Bir annenin eksikliğini ne giderebilirki???
Bir annenin yanağına kondurduğu içten bir
öpücüğü kim daha tatlı yapabilirki???
Bugece sarılıp yatalım fındık kurdum ama hiç ayrılmamacasına....
Tatlı rüyalar,ben hep yanındayım olurda
 birgün uzaklara gidersem gökyüzüne bakki beni ordan göresin...
Çünkü ben hep sana ordan bakıp gülümseyeceğim....
Gülümseyeceğim ki sıcaklığımı ordan
hissedesin...