Daha çok küçücüksün
Yeni bir hayat var önünde..........

13 Ocak 2011

İYİKİ VARSIN ÇÜNKÜ SEN HAYATIMIN ANLAMISIN...

Oğlum gün geçtikçe büyüyor daha bir sevimli hale geliyor.Bazen içime alıp sıkasım geliyor onu ama o zamanda benim keçi sinirleniyor.
Yiğit biraz zor bir çocuk kanımca....Uyuması problem, yemek yemesi problem,oynaması problem.Belkide gününü bizim yanımızda geçiremediği için bu şekilde davranıyor.Bizim onu özlediğimiz kadar oda bizi özlüyor.Belkide uyumak istememesinin sebebi gözlerini açtığında bizimle olmadığını görmekten korkuyor.Yemek yememesinin sebebi ise bize olan kızgınlığını dile getirebilmek.Oyunu ise kendi başına oynamak yerine bizimle oynamaya uğraşıyor.Oyuncaklarını görmezden gelip onunla hoplayıp zıplamamızı istiyor.
Eeee hepsi iyi hoş güzelde şu uyku problemi bazen beni bitiriyor.Özellikle son zamanlarda gecenin saat 4 ü 3 ü demiyor hoppp kalkıyor,kendi deyimiyle (anne gag anne gag )diye kulağımın dibinde arya söylemeye başlıyor.Gözümün birini zarzor açmaya çalışırken ikincisi nasıl açabilirim sorularıyla kendime gelmeye çalışıyorum.Ama nedese bir türlü başarılı olamıyorum.Saç baş dağılmış kendimi toparlamakla meşgulken bizim prens (anna tıktım tıktım diye) sevinçle ortalığı inletiyor o açılmayan diğer gözümde aniden açılıveriyor.Bir kanguru çevikliğiyle zıplıyorum odaya yiğit her zamanki gibi kalorifer borularına tırmanmış ordan koltuğun üzerine zıplıyor arkasından  yere hopluyor.Ben yine çığlık çığlığa(oğlum yapma etme hadi uyuyalım benim çok uykum var yarın oynarız)....desemde beni dinleyen duyan kim ki???Uzun çabalar sonunda yiğit'i uyutmayı başarsamda yaklaşık 2 haftadır süren bu tempoya artık dayanamaz duruma geldim.
Yemek yedirmek derseniz o ayrı bir olay.Herşeyi kendi kaşığıyla kendisi yemek istiyor.Gerçi başarılıda oluyor ama katı besinlerde.Çorba gibi sıvı yemeklerde ise yiğit'in üstünün dünya haritasından bir farkı kalmıyor..Genelde kırmızı renk hakim olsadabazen etsuyu gibi kahvemsi renklerde göze çarpabiliyor.Haaa bu arada ağız burun yanakları es geçiyorum çünkü yeryüzünde benzetilmesi zor bir görünüme sahip oluyor.Ama inanın bana dahada bir şeker görünüyor.Bazen çok sinirlensemde kendimi tutamayıp kahkahalarla gülüyorum.
Oğlum büyüyor ve ben bundan zevk alıyorum.İlerde onunla iyi birer arkadaş olacağımıza eminim.Her ne kadar beni zorlayan tarafları olsada yaptıkları,konuşmak için biraraya getirdiği kelimeleri ve azap verici gece mesaileri olsada oğlumu hiçbirşeye değişmem.
Akşam olmasını iple çekerken hafta başını hafta sonuna nasıl bağlarım diye iç geçirirken onu her sabah büzülmüş dudaklar ve gözlerden süzülen yaşlarla bırakırken yaşadığım kalp ağrısını kelimelerle anlatmak mümkün olmasa gerek.Hele güzel türkçemizi yarım harflele kullanmaya çalışarak derdini anlatmak istemesi,müzik duyduğunda çıldırmış gibi ayaklarıyla ritim tutup dans etmesi ayrı bir zevk, ayrı bir mutluluk.
Bu sıralar en sevdiğimiz oyunsa müziği son ses açıp evin içinde çılgınlar gibi oynamak.Her türden dans yaparız biz. çaça, rumba, vals, flamenko zeybek ve daha neler neler....Sanırım yiğit müziğe yatkın ve umarım ilerde tutku haline gelir.Zira sanatla uğraşan insanlar daha bir hayata güzel bakıyor,daha romantik daha mutlu iç dünyasında daha bir huzurlu yaşıyorlar.Oğlumun herhangi bir sanat dalıyla ilgilenmesini çok istiyorum.
Neyse dün akşam başıma gelen bir olay beni hem şaşırttı hemde güldürdü.Yiğit bebek resimleriyle dolu koca kitabı tutmuş sürükleyerek bana getirdi.Sürekli anna ac ac diyor.Açtım bakalım iyide sen bunu napıcaksın oğlum dedim henüz 20 aylık bir çocuk için erken denilecek bir cevapla karşıma dikildi.OKUCAM....
Hala şaşkınlık içindeyim....
Çocuk deyipte geçmemeli çoğu zaman bizleri şaşırtabiliyorlar.Bakalım büyüdükçe daha neler çıkacak o tatlı dilinden.
Hayat güzel ama oğlumla dahada bir güzel ve anlamlı.Gökyüzü daha bir rengarenk,deniz daha bir mavi,çiçekler daha bir hoş kokuyor.
tek kelime söylemek istiyorum.
Oğlum iyiki varsın çünkü sen hayatımın anlamısın....

25 Aralık 2010

ANNE

Dünyada karşılık beklemeden börek yapan tek insandır .
Karşılıksız sevginin ete k...emiğe bürünmüş halidir !
Ne kadar üzsen de
10 dakka sonra seni affeden zarif bir türdür,
yağlı bile olsa tiksinmeden saçını okşayan,
kucağına yatıran,
öpüp koklayan tek varlıktır,
meleğin süt verebilenidir.
Yarasın diye
muhallebinin içine ciğer katarak
çocuğuna yediren manyaklık derecesinde yaratıcıdır.
Yemek yemeyen çocuğun dikkatini çekmek için
elindeki tencere ve tavalarla maymunluk yapabilen kişidir.
Kafayı çocuklarıyla bozmuş,
göbek bağı kopsa da yürek bağı asla kopmayan,
sevgi dolu fedakar insan dişisidir.
Bulaşık,ütü, vb yaparken bile
otomatik olarak çene çalan,
kendi kendine konuşan,
anne ne diyon dediğinizde
'sen kendi işine bak,
bi de senle uğraşmayayım şeklinde asortik cevaplar verendir,
"Yemek uzmanı, düzen insanı,
bilgili, kültürlü - her şeyi bilen şahsiyettir.
Yavrularını yol tarafından değil,
kaldırım tarafından yürütendir.
Dizi dizi incidir
lakin gerektiğinde laf sokma dalında da birincidir.
Sevgiliden ayrılma haberi verildiğinde,
"amaaan ben sana daha güzelini bulurum"
diyebilen komik bir karakterdir,
''Oğlum/kızım aradım yoktun.
Ben de mesaj atayım dedim sana.
Gelince ara beni emi aslan evladım.
Kara börülcem benim öptüm annen''
şeklinde mesajlar atabilen tedirgin insandır.
ama...ama
dünyanın en güzel kucağına sahip,
en güzel kokan,harikulade bir varlıktır.
Olmadık yerlerde
"iyi ki doğurmuşum ulen seni!" diyen
ve benim hatırıma
benimle freddy mercury dinleyen bir sabır ağacıdır.
Evlatlarını asla ayırmayan,
aynı zamanda birbirinden koruyan güç abidesidir.
Evde biryere uzandığınız an
orada temizlik yapacağı tutan,
temizlik konusunda kayışı kopardığından
temizlikçi gelecek diye evi temizleyen
balans ayarı kaçmış temizlik kaynağıdır,
Mutfakta yaşayan,
evde herkesi idare eden bi tür canlıdır,
İyiliğin,
merhametin,
acaaip bir şefkatin,
sadakatin,
sevginin güçlerini birleştirdiği sonsuz kişidir !!
Oğlunun damat - kızının gelin olduğunu görünce,
çocuğu mezun olunca,
çocuğu gol atınca,
çocuğu hasta olunca,
çocuğu askere gidince,
asmalı kabağı seyredince,
dolar yükselince
velhasıl buna benzer bissürrü şeye ağlayabilen,
bu yazıyı okurken duygulanıp - gözleri dolabilen,
ağlamaya meyilli bir yapısı olan duygu pınarıdır.


son kiiii üç dört;
uzakta dursa da yakın hissedilen,
canı hep istenen,
asla vazgeçilmeyen,
dizinin dibinde olmak istenen,
evlatların varlığını varlığına armağan edebileceği,
ıslak - kuru ama heeeep duygulu
en önemlisi; sağı solu oynamayan tek kadın.

                                                                          ALINTIDIR

13 Aralık 2010

ÇOCUĞUZ DEDİK YA....ELİMİZ KOLUMUZ BAĞLIMI OTURALIM YANİ???

Kız çocukları sakin olur derler ya.Sanki beni tarif etmişler.Şöööyle geriye çocukluğuma döndümde ne kadaaarrrr sakin sessiz ve uslu olduğumu hatırladım.Eminim herkez benim gibi bir çocuğu olması için kuyruğa girerdi.Haaa sakın anneme sormayın beni öve öve bitiremez.Hatta anlatırken gülmekle ağlamak arası bir yüz ifadesi takınıyoki görmeyin gitsin.Benden size tavsiye sakın ama sakın anneme küçük selda'yı anlat bakalımmm demeyin.
:))
Amanda aman ne kadar usluymuşum ben hele bi bakın...
Annemin özenerek aldığı kumaşı eski, ayaklı dikiş makinasıyla fare tıkırtılarına benzeyen sesler çıkararak binbir zahnmetle diktiği eteğimi giyerken bendeki sevinci görmeliydiniz.Artıkın bu gece yatarken bile çıkarmam üstümden diye düşündüğüm eteğimle hava atmaya çıkınca dışarı olanlar olduuuu.Erkek müsvettesi arkadaşlarım  zeytin ağaçlarının dallarında maymun misali yaylanırken ben nasıl olurda geride kalırdım.Bu bir faciaaa...Haydi selda göster kendini sende yapabilirsin bunu hooppp evet evet uçuyorum uçuyorum veeee ağacın altta kalan dalına asılı kalıyorum.Olamazzzzzzz...Etek yavaş yavaş daldan aşağı ikiye bölünüp parçalanırken ben uçuşa değil inişe geçiyorum veee havada olmam gerekirken yerdeyim.Yeni eteğimin yırtıldığınamı ağlayayım yoksa ayağımdaki kocaman sıyrığamı yada annemim (ki beni hiç dövmezdi
)pavarottiyi andıran sesiyle bana okuycağı operayamı???Sizce hangisi daha az canımı acıtır???
Yettimi??? YETMEDİİİ...
Annem bana hep derdiki kızım sakın salıncakta ayakta sallanma.Ama kim dinlerrr.Hem o zamanlar şimdiki gibi öyle plastikten arkası önü korumalı salıncaklar yoktuki.Bildiğiniz demirden önü arkası açık salıncaklar boy gösterirdi çocuk bahçelerinde.Baktım etrafıma babam yok ortalarda annemse kardeşimi kaydırmakla meşgul.Fırsat bu fırsat dedim çıktım salıncağın tepesine.Ayaktayım ve elimi uzatsam gökyüzüne değicem.Öyle bir ruh hali içindeyim yani....En son duyduğumsa annemim ey kafanı ey kafanı nidaları.En son hissettiğimse başımda tarifsiz bir acı.Salıncaktan düşmekle kalmamış birde bana doğru gelen salıncağa bakmak için başımı kaldırmıştımki keskin demir kafamın tepesini kaldırıp geçmişti.Ağlasam olmazzz ağlamasam olmazzz.Aslında