Daha çok küçücüksün
Yeni bir hayat var önünde..........

3 Aralık 2012

EYVA MI? NAR MI? BİR BİLENE SORMALI MI?

 


-Anneee ben eyva yiycemmm.
-Tamam soyup vereyim oğlum,diye devam eden cümleyi kurarken elime aldığım ayvayı biranda aldığım gibi geri koymak zorunda kaldım.
Çünkü benim güççük prens eyvanın o değilde diğeri olduğunu çemkirmekle meşguldü ve ben onun feryatlarına dayanamamış,kulaklarımı tıkamak zorunda kalmıştım.
Meğerse bizim yıllardır bildiğimiz nar,nar değilde eyvaymış.O anda anladım ki prenscik hem ismi hemde meyva çeşidimizi fazlasıyla karştırmış,tam bir sentez yapmıştı.
Bayılıyorum şu çocukların sentezlerine,hepsi birer harika.

21 Kasım 2012

SOKAK ÇALGICISI





Şarkımızın adıda asse musse minata.
Yorumcumuz öyle diyor.
Gerçi yorumcumuz biraz perişan bir halde ama...
 
 
Küçükbey,43 aylık

12 Kasım 2012

17

 O sabahta her sabah olduğu gibi oturmuş şen şakrak kahvaltımızı yapıyorduk.Diğer sabahlardan bir farkı yoktu aslında.Sonra eniştemin  (telefonuma mesaj geldi,17 şehit var helikopter düşmüş) dediğini duyduk.Allah rahmet eylesin demekten başka yapacak birşey yoktu.Bizde öyle yaptık ve her zamanki rutin işlerimize döndük.
Ateş düştüğü yeri yakarmış ya tabiri caizse işte bizdede öyle oldu.Nerden bilebilirdikki şehitlerden birinin yakınımızolduğunu yada nerden bilebilirdikki böyle bir olayın bizi menziline alacağını....
Bazen bir iki kelimeye üzülüp geçtiğimiz olaylar kendi yakınlarımızın başına gelince bir anda tökezliyorsunuz.
O an içinizden geçen duygularla olayın sizin başınızdan geçtiğini öğrendiğiniz andaki duygular yeryüzüyle gökyüzünün birbirinden uzak olduğu kadar uzak kaldığını farkediyorsunuz.
17 şehidimizin hepsine allahtan rahmet yakınlarınıda başsağlığı diliyorum.Yattığınız yerde rahat uyuyun bu ülke sizlerin sayesinde ayakta duruyor.



Küçükbey,43aylık

28 Ekim 2012

MUTLU SON

Ben ben değilim sanki.Herşey darmadağın,hatıralar bulanık,gökyüzü kara bulutların arkasına gizlenmiş,güneş utancından çıkmıyor dışarı,beynimde bir uğultu,bir karmaşa...
Hayatımdan silmek istediğim,hiç yaşanmamış olması için dua ettiğim bir günün sonundayım.Akşam olmuş ama nafile, ben zaten dün geceden sonra hiç gündüzü yaşamamadım ki...
Ruh halim berbat ve ben yinede gülümsemek için uğraşıyorum.Olmuyor olmuyor.Yüzümdeki o asık yüz ifadesi silinmiyor.Aynaya baktığım zaman iki çizik atmak bile istiyorum sırf gülen yüz çizebilmek için kendime.
Gecenin sonuna yaklaşırken ve ben kendimden umutsuzken işte yine devreye giriyor gülen surat.
Oturmuş televizyonda kanalları karıştırıken tutturuyor müzikte müzik diye.Kırmıyor, açıyorum müzik kanallarını.Demet akalın'ın çok eski, bikinili kliplerinden birine rastlıyoruz.Veee kulaklarımı tırmalayan çığlığı duyuyorum.
-İşte işte dur burdaaaa...
Diye bağırıyor evin küçük ama gururlu beyi.
-Ne var ki burda?
Diyorum.
-Anne ben o kızı yemek istiyorum.
Diye yanıt alınca tutamayıp koyveriyorum kahkahalarımı.
Eeeee  söyleyin bakalım nerde benim o darmadağın,perişan halim?Nerde kararmış bulutlar?
Saat gecenin pöh dediği vakit ama benim için çoktannn güneş gökyüzünün taa tepesine tırmandı bile...
Yüzümdeki gülümseme sebebim teşekkürler sana...
Küçükbey,42 aylık