Daha çok küçücüksün
Yeni bir hayat var önünde..........

28 Eylül 2012

HATASIZ KUL OLMAZ

-Anne bir şey söyleyebilirmiyim kulağına?
-Söyle bakalım fındık kurdum.
-İyi o zaman evil evil.

-Oğlum napıyorsun bilgisayarınla.
-Babaaaaa görmüyormusun itnertenden bişey bakıyorum.

-Aaaa yiğit bak televizyonda kız kulaesi var.
-Aaaaa anne hani kız kulesi bizimdi neden herkes var orda.

Kabızlık çekiyoruz ve çıkarmakta zorlanıyoruz.Ama anne yinede oğluna sormakta ısrarlı.
-Oğlum kakanı yaptınmı bugün.
-Anne yaa hani geçen gün yaptım yaa.
-Ama o çok önceydi.
-Yapamam ki şimdi ben kokar o zaman kokar anne.


                                                                                                                                 Küçükbey,40aylık

20 Ağustos 2012

KÜÇÜK BİR KAÇAMAK

Öğleden sonra sıcağı bastırmış evin içini.Bir tarafta güneşli havadan kaynaklanan organik sıcak diğer tarafta ütünün yarattığı inorganik sıcak.Bense yağmurlu havada şemsiyesiz romantizm takılmış şıpır şıpır dökülen ter damlacıklarını silemeye uğraşan kül kedisi konumunda...
Hahhh işte tam bu konumda koordinatlarımı belirlemişken....
Bisikletiyle koridorun karşı ucundan yanıma kadar gelen küçük adamın söyledikleri koordinatlarımdan sapmak zorunda kaldım.
-Heyyy güzel kadın nasıl gidiyorrrr.
Cevap bile veremedim gözlerimdeki akan seli durdurmakla meşguldüm.Nerden bulur nerden duyar bu kelimleri henüz kestiremedim ama hala araştırmakla meşgulüm.Bulursam kendimede böyle fosforlu kelimelerden oluşan cümleler kurucam.
Şimdi çaktırmadan bunu yayınlayıp uzaklaşmak zorundayım.Evde internet ve laptop olmayınca böyle misafir olarak geldiğin evde gizlice el altından yazmak zorunda kalıyorsun.
Herkese iyi bayramlar.

 Küçükbey,40 aylık

15 Haziran 2012

BEN GİDERKEN

Evdeki laptobun bücürük tarafından saldırıya uğrayıp bozulması ve iştende ayrılmam sebebiyle uzun süre geçici ve isteksiz olatak servis dışıyım.
En kısa zamanda buluşmayı diliyorum.Hepinizi çok özlüycem.
Gidişim üzgün ama dönüşüm muhteşem olucak.

                                                              Görüşmek dileğiyle

11 Haziran 2012

ŞAKAMI BUNLAR?

Güldüm hemde çok güldüm.Hafta sonu garip ama komik olaylarla doluydu.Biran için acaba bir dizinin setine geldikte bizmi farketmedik dedim.
Havalar ısınmaya başladıkça kanımdaki adrenalin yükselmeye başladı.Deniz kum güneş sevdama bir kavuşabilsem, sezonu bir açabilsem derken bu hafta sonuda piknikle yola devam etmek zorunda kaldık.Kaldık kalmasınada biraz karın ağrısı çektik doğrusu.Yok yoookk hastalıktan yada üzüntüden değil gülmekten.
Yine birsohbet ortamı ve yine yan tarafımızda oynayan çocuklarımız.Bu aradada dikkatimizi çeken iki sevgili.
Olayın ne olduğunu çözmeye çalışan arkadaşım neden benim oğluma bakıyor bunlar diye merakla oğlunun yanına koştu.Koştu koşmasınada iş işten geçmişti  zaten.Ben kendimi tutamayıp tepinmeye başlamıştım bile.Uyumayı reddedip oyun oynamayı tercih eden kayra'cık çamurla oynarken uyumuş kalmış,yan taraftan geçen sevgililerde birşeymi oldu diye bakmaya gelmişti.Bücürüğün halini görünce zaten hepimiz ağzımıza yay konmuşta kapanmayacak şekle girmiş gibi gülüyor bir taraftanda hoplayıp zıplıyorduk.Çok şükür ki çeşme yakındıda kayra bir güzel duşunu aldı.


O duşunu aldı sorun çözümlendide diğer sorun bu sefer kendini koyverdi.İsmi lazım değil çok değerli bir arkadaşım tam masadan kalkacakken küçük bir cırt sesiyle irkildik.Artık bu sefer dayanacak gücüm yoktu,Saldım kendimi koyverdim.Konuşacak gücüm bile kalmamıştı.İsmi lazım olmayan arkadaşsa bir taraftan of yaaa en güzel donumdu deyip bir taraftanda kenara takılıp yırtılan parçayı kapatmak için elindeki  diğer kıyafetiyle değişik hareketler yapıyordu.
Bunlar olurken gülmekten benmi yemek yedim yemekmi beni yedi anlayamadım gitti.
Bu görüntüyü fotoğraflamayı çok istedim ama pantolonun sahibinden izin çıkmadı bir türlü.
Bunlara çözüm bulduk derken benim bücürükteydi sıra.Biraz kum,biraz çamurla  yüzümüzün yeni şekli belli olmuştu bile.




Küçükbey,38 aylık