Offff çok yoruldum.Ama değdi doğrusu.
Günlerdir peşinden koştuğum huzuru haftasonu buldum sonunda.
Akşama kadar yine at gibi çalıştıktan sonra akşam iftarı açmak için çamlıktaki piknik alanımıza gittik.
Amanın o ne huzur,o ne rahatlıktıki kendimi bulutların üstünde bir yerlerde geziniyor hissettim.
Pazar günleri olduğunun aksine çok sakin,nezih bir ortamı vardı.Birkaç aile,gitar çalıp çevreyi canlandıran bir grup öğrenci, hatice'yi korkutmak için sürekli bağıran yiğit ve çekirdek ailesinden başka kimseler yoktu etrafta.
Ramazan topumuz çoktan patlamıştı ama anca hazırlanabilmiştik.
Malum!İşyerimizden geç çıkıyoruz.
Zaten oraya gitme fikride sonradan aklımıza gelmişti.Ama geç de olsa iyiki gitmeyi aklımıza koymuşuz çünkü gerçekten uzun süredir düşlediğim huzuru o gece orda yaşadım.
Közlenmiş biber patlıcandan oluşan turşumuz,salatamız, yeni sağdığımız milka ineklerimizinm sütlerinden kendi ellerimle yaptığım yoğurdumuz,mangalımız falan derkene ortaya muhteşem bir sofra çıktı.Yada açlıktan bizim gözümüze muhteşem göründü.
Daha öncede bahsetmiştim aile olarak bir adımızda kemirgenler.Ailecek hepimiz kemirmeyi severiz.Durum böyle oluncada yiğit hiç kemirmeden durabilirmi....Görünen köy kılavuz istemezmiş.....
Yavaş yavaş keyifle sindirerek yenilen yemekten sonra közde pişmek üzere çayımızı bırakıp birazda yiğit eğlensin bakalım deyip parkta keyif yaptık.
Döndüğümüzde ise çay çoktaaan kaynamış için beni diye fokurduyordu.O çay bile o kadar tatlı geldiki nasıl anlatırlır bilemedim.
Hava o kadar güzeldiki ne terliyor ne üşüyorduk.Yumuşak berrak bir gökyüzü vardı.Bakınca sanki siluetimi görüyordum.Gece geç vakte kadar ordaydık.Sürünerek,istemeyerek eve döndük.Sanırım uyumaya hazırlandığımızda yelkovan 2 yi kovalamaktaydı.
Sabah kalktığımda ise belkide uzun süredir yapmadığım bir şeyi yaptım ve saldım kendimi.
Temizlik,çamaşır kısacası ev işlerini unuttum gitti.
Akşama kadare evde keyif yaptık yetmedi,iftardan sonrada çayımızı,meyvelerimizi alıp tam ramazan eğlencelerinin yapıldığı parka gidecekken teyzemin telefondan gelen neşeli sesiyle onlara gitmeye karar verdik.
O gecede bir önceki gece gibi huzurlu geçti.Tek fark bir gece önce sessiz sakindi,o gece ise ortalık yiğit'in şen şakrak kahkahalarıyla inliyordu ve ben oğlum güldükçe daha bir huzurlu,mutlu oluyordum.
Eve varışımız yine geç ssatleri buldu.Yine yelkovanın peşinden koşmamak için saate bakmadan gözlerimi kapadım.
Sonuç olarak haftasonunda gülen gözler görmek çok güzeldi
HUZUR ...
İşte bu
HUZURDU.....
Küçükbey,28 aylık